9 Mayıs 2016 Pazartesi

İran Topraklarından Geçen İpek Yolu Güzergâhı

KAPIDA ÖDEME TESETTÜR

İran topraklarındaki ticaret yollarının ve hâliyle İpek Yolu’nun da güzergâhı hakkında en önemli kaynağımız, MÖ I. yy. sonu veya MS I. yy. kapıda ödeme tesettür başına ait Charaxlı Isidoros’un Stathmoi Parthikoi (Parth İstasyonları) isimli eseridir. Bu eser, Parth arazisinden geçen yolu Zeugma’dan Arachosia’daki Aleksandria (Kandehar)’ya kadar takip etmemize imkân vermektedir (Wiesehöfer, 1999: 86-87).5 Dicle Nehri, MÖ I. yy.’da ve MS’ki ilk asırlarda Roma İmparatorluğu ile Parthlar arasında genellikle sınırdı. tesettür elbise  Parth arazisine girdikten sonra Dicle’yi takibeden İpek Yolu, daha sonra İran’ın batısındaki en önemli kent ve eski başkent olan Ekbatana’ya uğramaktaydı. İran’ın kuzeydoğu bölgesindeki Hekatompylos (Şehr-i Kumis) ve sonra Raghae (Reyy) şehrine geldikten sonra,

Ortaçağ’da olduğu gibi o dönemde de önemli bir ticaret merkezi ve yolların kavşak noktası olan Margiana (Merv) şehrine ulaşıyordu. Merv’den sonraki yol güzergâhı, kervancıların gitmek istediği yere göre veya yolun siyasi yönden kapıda ödemeli tesettür giyim emniyetine göre değişmekteydi. Kuzey Baktria ve Soğdiana (Batı Türkistan) üzerinden ya da Güney Baktria (Afganistan’ın kuzeyi) bölgesini takiben Baktra (Belh) şehrine gelen kervanlar, oradan da hedeflerine göre ya Hindistan bölgesine doğru güneye ya da Çin’e doğru doğuya devam ediyorlardı.6 Belh’ten yola devamla Kuzey Afganistan geçitlerinden geçerek Doğu Türkistan’a doğru devam eden yolun batı bölümü, Çin kaynaklarının Tsung Ling (Soğanlı Dağlar) dedikleri Pamirleri binbir güçlükle aştıktan sonra taş bir kule (Taş-Kurgan) dibinde son bulurdu. Burada malını indirerek orada Doğu’dan gelen kervanların getirdikleri ile mal mübadelesi yapan tüccarlar, daha sonra geri dönerlerdi; çünkü ondan sonra ticaret başka tüccar gruplarının eline geçerdi. Bu ticaret işleri ile uğraşan grupların ise Batı’da İranlılar, daha Doğu’da ise Çin’e kadar

İpek Yolu’nun Batıdaki Güzergâhı:

MS I. yy.’den önceki dönemlerde İpek Yolu’nun Batı’daki durumu ve başlıca güzergâhı hakkında bir şey bilmiyoruz. Ama Ahamenid İmparatorluğu ve tesetür kap öncesindeki klasik çağlarda bile Batı’daki devletlerin ve kültürlerin Doğu ile ticaret yaptıkları ve Batı için son derece kıymetli olan, mesela kalay ve lapis lazuli gibi malları bu yolla Doğu’dan elde ettiklerini biliyoruz. Batı’nın Doğu ile ilgilenmeye ve İpek Yolu ticaretinin başladığı tesettür giyim dönem olarak, Batı’da Roma İmparatorluğu, Doğu’da ise İran’daki Parth İmparatorluğu devri kabul edilir. İpek Yolu güzergâhını öğrenmek üzere Doğu’ya giden araştırıcılar da işte bu Parthlar zamanında seyahat etmişlerdir. Maes’in adamlarından öğrendiğimiz bilgilere dayanarak Ptolemaios tarafından verilen bilgilere nazaran İpek Yolu, Akdeniz kıyılarında önceleri Selevkosların, bilahare ise Romalıların hâkimiyetindeki Antiokhia (Antakya) şehrinden başlayarak tesettür gömlek Doğu’ya doğru devam ediyordu. Sonra Hieropolis (Menbiç) şehri ve Zeugma’da Fırat Nehri’ni geçerek Parth arazisine 4 F. Hirth’in yaptığı hesaplara göre, Han Hanedanı (M.Ö. 206-M.S. 220) Dönemi’nde “bir pound ipek, bir pound altına karşılıktı girmekte ve Dicle Nehri kıyısını takip ederek eski Kral Yolu ile birleşiyor ve Selevkos İmparatorluğu’nun eski başkenti Selevkia-Ktesifon’a varıyordu. Şimdiki İran topraklarından yola devamla Ekbatana (Hemedan), Hekatompylos, Margiana (Merv) ve Baktra’dan (Belh) Türkistan’a doğru devam eden İpek Yolu, İran ve Türkistan arazisinden sonra, Batılıların ipek ülkesi (Serica) olarak gördüğü Çin’e girerek Serica’nın başkenti Sera’ya kadar gitmekteydi (bk. Herrmann, 1935: 26-27; Ferguson, 1978: 587; Tezcan, 2004: 209-210).

Tesettür modelleri

İpekli ürünlerin Roma İmparatorluğu’na girmeye başlaması MÖ 46 yılında oldu; MÖ 30 tarihinde Mısır’ı zaptettikten sonra ise Roma, tesettür Doğu ile doğrudan ticaret yollarını araştırmaya başladı. Onlar bunu öğreninceye kadar ipekli mallar Parthlar tarafından Romalılara yeniden satılıyor, bu da onlara oldukça pahalıya mal oluyordu. Bu bakımdan Roma senatosu, ipekli malların alınması ve giyilmesi yolunda zaman zaman yasaklama kararları çıkarmıştı. Çünkü Roma hükûmeti, aristokrat ailelerin ve lükse düşkün zengin kadınların ihtiyaçlarını karşılayabilmek uğruna, tarihçi Yaşlı Plinius’a göre, Doğu’nun bilhassa Hindistan’ın baharatları ve o tesettür giyim yolla elde ettiği kıymetli ve lüks mallarına ulaşabilmek için Hint kıtasına altın akıtıyordu, çünkü o tarihlerde ipeğin değeri altın ile ölçülmekteydi.4 Roma ve Bizans gibi Batılı; Parth, Sasani, Kuşan ve Çin gibi yerleşik medeniyete sahip olan Doğulu devletler, ipekli malları sadece ekonominin ve lükse düşkünlüğün bir göstergesi olarak görmüyorlardı. Komşuları olup itaat altına almak ya da ücretli asker toplamak istedikleri göçebe, “barbar” kavimlere bunları göstermek, büyük, zengin ülkelerle ticaret ilişkilerinde bulunduklarını, onlarla dostlukları tesettür abiye olduğunu ispatlamak, gerektiğinde bu mallardan çeşitli maksatlarla göçebe liderlerine vermek maksadıyla bu gibi lüks tüketim mallarını tamamen siyasi gayelerle de ellerinde tutuyorlardı. Mesela “bir barbar prens Bizansla biraz dostluk ilişkisi kurdu mu, kendisine veya elçilerine ipekli kumaşlar, kıymetli taşlar, biber ve sair Doğu ürünleri armağan edilirdi” (Heyd, 2000: 21). Yine bir Hun ya da Türk tesettür elbise  soylusu Çin sarayına geldiği zaman onu kendi tarafına çekmek maksadıyla aynı şeyleri Çin imparatorları ya da yöneticileri yapardı.

Romada tesettürlü bayanların halleri

Roma İmparatorluğu’nun ve genel olarak Batının, ipek üreticiliğine ait ilk bilgileri Aristoteles’e (MÖ 384-322) dayanıyor. O, bir böcekten elde edildiğini söylediği bir ipekten bahsetmekle beraber (Historia Animalium, V. 11, 19), bu dayanıklı, ince ve güzel dokumanın nasıl yapıldığını muhtemelen bilmiyordu (Frye, 2009: 166). tesettür Onun öğrencisi olan Makedonyalı Aleksandros, Ahamenid (Pers) İmparatorluğu’na karşı doğuya sefere çıktığında son imparator III. Darius ve Pers sarayı ipeği kullanıyordu. Herodotos da, Perslerin kullandığı Med kumaşlarından bahsederken muhtemelen ipekli kumaşları kastediyordu. Bu bakımdan ipek üretiminin İran’da oldukça eski tarihlerden beri bilindiği, ancak bu ipeğin Çin ipeğinden farklı olarak yaban ipeği olduğu anlaşılıyor. Aralarındaki fark ise kumaş renklerinin birbirine uymaması idi (Haussig, 2001: 82). İpek, askerî maksatlarla orduların bayrak ve sancaklarında da kullanılıyordu: tesettür giyim Mesela Romalılar, Parthların bayrağını “vexilla serica” diye isimlendiriyorlardı ki bu, bayrağın ipekten yapıldığı anlamına gelir (Haussig, 2001: 85). Yine Hellenistik Dönem’den beri Aleksandria (İskenderiye)’da kumaşlar sim ipliklerle dokunuyordu ve seçkin kadınlar yarı ipekten yapılmış elbise giyerlerdi ki Mısır kraliçesi VII. Kleopatra Philopator (MÖ 51-30), bunların en tanınmışıdır (Haussig, 2001: 83-84).
İpek Yolu, tek bir yol değil, bir yollar ağıdır. İpek Yolu’nun geçtiği yolları araştırma işini MS I. yy.’de yaşayan ve eserini 107-114 tarihleri arasında yazmış tesettür olan Tyrli Marinus’tan öğrenmekteyiz. Onun verdiği bilgilere göre, Maes Titianus, bu yolun menzillerini ve “mesafe taşlarını” araştırmak üzere Doğu’ya adamlarını göndermişti. Deniz yoluyla bunlar, Kuşanların 1 İpek Yolu’nun 2000 yıllık geçmişi hakkında bk. Christian, 2000: 80-82. 98 Mehmet TEZCAN ______________________________________________ Uluslararası Türkçe Edebiyat Kültür Eğitim Dergisi Sayı: 3/1 2014 s. 96-123, TÜRKİYE International Journal of Turkish Literature Culture Education Volume 3/1 2014 p. 96-123, TURKEY ülkesine gidemeyeceklerinden kara yoluyla Parth ülkesinden Orta Asya’ya gitmişler; onların getirdiği bilgiler daha sonra MS II. yy. ortalarında eserini yazmış olan coğrafyacı Claudius Ptolemaios vasıtasıyla bize intikal etmiştir (bk. Warmington, 1974: 99; Ferguson, 1978: 594; Rtveladze, 1999: 23;  ferace modelleri Tezcan, 2004: 208). Bu kaynaklardan öğrendiğimiz bilgiler ve Richthofen’in tasnifine göre İpek Yolu, dört ana yolla beraber ikinci derece tâli kollara ayrılmaktadır. Yolun Batı ve Doğu olmak üzere başlıca iki ana bölgeye ayrıldığı, Batıdan Doğu’ya doğru devam eden yolun, Doğu’dan gelen yol ile şimdiki Doğu Türkistan’ın batısında, Pamir eteklerinde bir yerde (Taş-Kurgan) kesiştiği ve burada her iki bölgeden gelen malların değiş tokuş edildiği anlaşılmaktadır.

eşarplı bayanları

İpeğin mazisi ise daha eskidir. İpek üreticiliğinin asıl vatanı MS V. ve VI. yy.’lere kadar Çin idi. Bazı Çin arkeolojik buluntularına göre MÖ 3. binde, tahminen 2700 tarihlerinde ipek ipliklerin dokumacılıkta kullanıldığı anlaşılıyor; ama dışarıda tanınmaya başlandığı MÖ I. binin ikinci yarısına kadar ipek, Çin’e münhasır bir ürün olarak kalmıştır eşarp (Ferguson, 1978: 589). Bazı Sanskrit kayıtlarına göre Hintlilerin, oldukça erken bir dönemde, MÖ IV. yy.’de ipek yapımından haberdar oldukları anlaşılmaktadır (Rtveladze, 1999: 12; Frye, 2009: 165-166). İpek üretimi MS I. - II. yy.’lerde Doğu Türkistan’daki Hami’ye, III. yy.’de Kore’ye ve muhtemelen Japonya’ya, V. yy.’de ise Turfan vahasına ve Hotan’a girdi (Rtveladze, 1999: 12). MÖ III. yy. başında Çinliler, ipekten kâğıt yapmaya, II. yy.’de ise ilk lüks ipek kâğıt üretmeye başladılar. İpek elbise giymek Çin’de lüks olarak kabul ediliyordu; öyle ki Qing Sülalesi (1644- 1911) devrine kadar köylülerin ipek elbise giymeleri yasaktı. Ama alınan bütün bu gibi tedbirlere rağmen MS 419 yılında Çinli bir prensesin saçlarına gizlenmek suretiyle gizlice Doğu şal Türkistan’daki Hotan’a taşınan ipek böceği (bk. Watson, 1983: 549), o tarihten sonra Orta Asya’nın başka ülkelerine, İran’a ve bu arada Bizans İmparatorluğu’na da yayılmış, oralarda da ipek üretimi başlamıştır. Ancak buralardaki ipeğin hem kalite açısından zayıf olması hem de diğer yerlerdeki üretimin pahalıya mal olması, Batı’daki ülkeleri ipeği Çin’den almaya ve bu münasebetle de Çin ile olan ticaret yollarını araştırmaya sevk etmiştir.

İpeğe ve İpek Ticaretinin Başlamasına Kısa Bir Bakış

Yaklaşık olarak 2000 yıllık bir mazisi olan1 ve ilk defa MÖ II. yy.’nin sonlarında açıldığı hakkında bilgilerimiz olan İpek Yolu; Doğu’nun, ürettiği ipek eşarp ve ipekli mallarına pazar aradığı, Batı’nın da, Doğu’daki ipek ve diğer kıymetli malları elde etmek maksadıyla girişimlerde bulunarak açtığı bir yollar ağıdır. Yani bu, Doğu’dan ziyade Batı ülkelerinin ihtiyaçları dikkate alınarak yapılmış bir girişimdir. “İpek”, “ipek halkı” ve “ipek ülkesi” anlamlarında Batı’da Herodotos’tan itibaren ilk kaynaklarda “ipek” için kullanılan kelime, şal Grekçe ve Latince “Seres” olup “Serica” ise ipek ülkesi” anlamındadır. İpek Yolu tabirinin ilk kullanılışı da bu 2000 yıllık geçmişine rağmen oldukça yeni olup, ilk defa XIX. yy.’nin ikinci yarısında 1877 tarihinde Alman bilgini Ferdinand von Richthofen (1833-1905) tarafından kullanılmış (Seidenstraße), ondan sonra gerek Batı’da, gerekse Doğu’da yaygınlaşmıştır.

eşarp bağlama sanatı

İpek Yolu’nun araştırılma tarihi, Doğu’da MÖ II. yy.’nin ikinci yarısında Çin elçisi Zhang Qian ile, Batı’da ise MS I. yy. başlarında Grek tüccarı Maes ipek eşarp Titianus ile başlatılmaktadır. Antik dönemde ve Orta Çağ başlarında, Batı’dan Doğu’ya kara yoluyla Antakya bölgesinden başlayarak Kuzey Mezopotamya ve İran içerisinden geçmek zorunda olan İpek Yolu güzergâhı, daha sonra Batı ve Doğu Türkistan bölgelerinden geçmek suretiyle Çin başkentleri Chang’an ve Loyang’a kadar uzanmaktaydı. Fakat İran’da kurulan eşarp devletlerin, ipekten ve bu yoldan geçen ticaretten daha fazla kâr etme arzuları sebebiyle İran güzergâhı Parthlar ve Sasaniler Dönemi’nde genellikle kapalı kalmıştır. Roma Dönemi’nden beri Kızıl Deniz aracılığıyla Doğu ile yapılan deniz ticareti de 570 tarihlerinde Sasaniler tarafından engellenince, Bizans Devleti, Orta Asya’da yeni kurulan Türk Kağanlığı ile anlaşma yaparak bu güzergâhı Karadeniz üzerinden geçirmek zorunda kalmıştır.

7 Mayıs 2016 Cumartesi

Çizimleri Renklendirme

Bilinçli ve güzel bir giyim, saç, ten rengi, eşarp yaş ve tipe uygun kumaş seçimi yapabilmek için, renk bilgisine ihtiyaç duyulmaktadır. Düşünmeden kullanılan renkler bazen kişiyi güç durumlara düşürebilir. Kişinin bilinçli renk seçimi yapabilmesi, daha da ötesi vücudunda saklamak ya da belirtmek istediği özellikleri gösterebilmesi için bazı renk kurallarını iyi bilmesi gerekir.
Koyu renk ve küçük desenli kumaşlar kişiyi ferace modelleri zayıf, açık renk ve iri desenli kumaşlar ise kişiyi kilolu gösterir.  
Çoğu kez hiçbir kural tanımayan moda, tesettür bazen renk kurallarına da karşı koyar. Modanın akışı içinde, önceleri çarpıcı etkide bulduğumuz bir rengi moda olunca çekinmeden kullandığımız olur.
Artistik giysi çalışmalarında o yılın moda eğilimleri olan renkler göz önünde bulundurularak çizimler renklendirilmelidir. tesettür abiye Renk karşıtlığına dikkat edilmelidir. Yapılan çalışmanın hangi yaş gurubuna hitap ettiği, vücut özelliği, mevsimi ve nerede giyileceği renk seçiminde dikkate alınmalıdır.  

Çizgi ve renk, moda resminin iki önemli tesettür elbise öğesidir. Bir modacı için hazırlayacağı giysinin modeli ne denli önemli ise, kullanacağı kumaşın ve aksesuarın rengi de o denli önemlidir. Bugünün moda dünyasında, çizgiler gibi renkler de kısa sürede değişmektedir.

Kişinin renk seçme beğenisi renk eğitimi ile geliştirilir. Bazı kişilerdeki renk beğenisinin doğal olduğu da inkâr edilemez. kapıda ödeme tesettür Eski Türk işlemelerinde renk uyumu Anadolu kadınının doğal renk beğenisini ortaya koymaktadır.

Modern Moda Eğilimi İçin Durum Tabanlı Tahmin

Bu araştırmada ele alınan son çalışma, tesettür Butdee ve arkadaşlarının 12. Uluslararası Endüstriyel Mühendislik Konferansı’nda sunduğu Modern Moda Eğilimi İçin Durum Tabanlı Tahmin/Case Based Antipication For Modern Fashion başlıklı bildiridir.

Bu yöntem ileriye yönelik eğilimleri tesettür giyim tahmin etmenin ötesine geçerek, üreticiye doğrudan bu eğilimlere yönelik ürünlerin modellemesini yapabilme imkânı sunmaktadır. Araştırmacılar iş liderliğinin geleceği hazırlamak için ileriye yönelik tahmin geliştirmede iyi bir stratejiye sahip olması gerektiğini söylemektedir. Çalışmanın gerçekleştirilebilmesi için araştırmacılar tarafından moda liderlerinden eşarp küresel ölçekte veriler toplanmış ve değişik boyutlarda sınıflandırılıp analiz edilmiştir.

 Çalışmanın dayandığı yöntem, bir yapay zekâ uygulaması olan Case Based Reasoning/Durum Tabanlı Çıkarsama’dır. ferace Durum Tabanlı Çıkarsama(DTÇ), daha önce karşılaşılmış problemlerin bir veri tabanında tutularak belirli bir probleme uygulanması tesettür abiye olarak tanımlanabilir. Yeni bir problem benzer bir geçmiş durumun içine yerleştirilir ve yeni problem durumunda bu geçmiş yeniden kullanılır. Problemin çözümü gelecek problemler için yeni bir veri meydana getirir (Aamodt ve Plaza, 1994,39). Bu çalışmada tesettür kombin DTÇ’nin kullanılmasının iki önemli amacı vardır. Birincisi, bilgi depolama ve bilgi yönetimidir. İkincisi ise, yeni moda eğilimi tahminine olanak sağlayacak hızlı tasarımı geliştirmektir. DTÇ yöntemi bu çalışmada CAD sistemine bağ1anmıştır.

6 Mayıs 2016 Cuma

Hazır Siluet Üzerine Artistik Giysi Çizimleri

Ismarlama ya da hazır giyim için model çizerken modelin tüm öğeleri doğru olarak
yerleştirilmelidir. eşarp Yaka, cep kemer, kup vb. model ayrıntılarının modele uygun olarak
çizilmesi gerekir.
Giysi modelini moda figürüne giydirme işleminde göz önünde bulundurulacak
özellikler şunlardır:
􀂾 Çizilen moda figürünün ön-arka ortası işaretlenmelidir.
􀂾 Giysi modeli önden açık ise üst üste kapanma payı göz önünde
bulundurulmalıdır. (Kadın giysilerinde sağ-sola, erkek giysilerinde ise sol-sağa
kapanır)
􀂾 İlik ile kapanma çizgisi arası, bir tesettür abiye düğme büyüklüğündedir.
􀂾 Kuplar ve pensler ince uçlu kalem, rapido ya da fırçayla çok ince ve net olarak
çizilmelidir.
􀂾 Yakanın, boyun çevresini saracak şekilde paralel çizilmesine özen
gösterilmelidir.
􀂾 Yaka, cep, kol kapağı gibi gerekli yerlerde üstten çekilen makine dikişleri ince
uçlu kalem, rapido ya da fırçayla, asıl biçimden daha hafif çizilmeli veya
noktalarla belirtilmelidir.
􀂾 Bel ve etek ucu çizgisinin, tesettür elbise figürün hareket yönüne göre birbirlerine paralel
olarak çizilmesine özen gösterilmelidir.
􀂾 Kruvaze kapamada düğmelerin ilki işlevsel, diğeri modeli tanımlayıcı olarak
iliksiz çizilmelidir.

4 Mayıs 2016 Çarşamba

Modern Moda Eğilimi İçin Durum Tabanlı Tahmin

Bu araştırmada ele alınan son çalışma, Tesettür giyim Butdee ve arkadaşlarının 12. Uluslararası Endüstriyel Mühendislik Konferansı’nda sunduğu Modern Moda Eğilimi İçin Durum Tabanlı Tahmin/Case Based Antipication For Modern Fashion başlıklı bildiridir. Bu yöntem ileriye yönelik eğilimleri tahmin etmenin ötesine geçerek, üreticiye doğrudan bu eğilimlere yönelik ürünlerin modellemesini yapabilme imkânı sunmaktadır. tesettür  Araştırmacılar iş liderliğinin geleceği hazırlamak için ileriye yönelik tahmin geliştirmede iyi bir stratejiye sahip olması gerektiğini söylemektedir. Çalışmanın gerçekleştirilebilmesi için araştırmacılar tarafından moda liderlerinden küresel ölçekte veriler toplanmış ve değişik boyutlarda sınıflandırılıp analiz edilmiştir. 

Çalışmanın dayandığı yöntem, ferace modelleri bir yapay zekâ uygulaması olan Case Based Reasoning/Durum Tabanlı Çıkarsama’dır. Durum Tabanlı Çıkarsama(DTÇ), daha önce karşılaşılmış problemlerin bir veri tabanında tutularak belirli bir probleme uygulanması olarak tanımlanabilir. Yeni bir problem benzer bir geçmiş durumun içine yerleştirilir ve yeni problem durumunda bu geçmiş yeniden kullanılır. Problemin çözümü gelecek problemler için yeni bir veri meydana getirir (Aamodt ve Plaza, 1994,39).tesettür abiye  Bu çalışmada DTÇ’nin kullanılmasının iki önemli amacı vardır. Birincisi,  bilgi depolama ve bilgi yönetimidir. İkincisi ise, yeni moda eğilimi tahminine olanak sağlayacak hızlı tasarımı geliştirmektir. DTÇ yöntemi bu çalışmada CAD sistemine bağ1anmıştır.

Kapıda ödeme tesettür

Farklı sosyal sistemler, farklı sosyal değerleri ve normları barındırmaktadır. Bu da tüketicilerin moda davranışına yansımaktadır. Kapıda ödeme tesettür Kapitalist toplumlarda moda değişimi kolayca gözlemlenebilmektedir, ancak sosyalist toplumlarda çeşitli enformasyon kısıtlamaları nedeniyle tüketiciler son moda eğilimi hakkında bilgi alamamaktadır. Bu da sosyalist ve kapitalist toplumlarda farklı moda eğilimlerinin gözlemlendiğini göstermektedir.
Kültürel gereklilikler ve sosyal sistem tesettür tüketicinin moda yönelimini doğrudan etkilemektedir. Bunların yanında, araştırmacılar kişisel görünümü ve giyim tarzını değiştirmeye neden olan üç kişisel unsur öne sürmüşlerdir. Bunlar psikolojik ihtiyaç, kişinin modaya uygun olma ve kişisel duygularını gösterme olarak tanımlanabilir. Fiziksel ihtiyaç, kıyafetlerin işlevsel yanıyla ilgilidir. Uyandırılan ihtiyaç, iki farklı perspektif içerir. tesettür giyim Bunların ilki, kişinin bir ofiste çalışırken giymesi gereken belirli bir tarzın bekleniyor olmasıdır. Bu durumda kişi daha çok diğerlerinin beklentilerine karşılık verir. İkinci perspektif ise, kişinin alışveriş, parti gibi etkinliklere verdiği kişisel tepkiler sonucu oluşturduğu giyim tarzıdır.
Araştırmacılar bu ayrımları belirttikten sonra sistemin nasıl işlediğini anlatmaktadır. Kaotik Moda Tüketimi Modeli şöyle özetlenebilir:
Tüketici ilk başta ihtiyaçlarını tatmin ferace modelleri edecek moda bilgilerini araştırır. Araştırmaları sonucunda bir araya getirdiği bilgileri çeşitli filtreler kullanarak eler. Gündelik hayatlarında iş, boş zaman, ev gibi çeşitli sistemlere dâhildirler. Bu sistemleri göz önünde bulundurarak edindikleri bilgiler doğrultusunda hayal ettikleri görünümleri ve onlardan beklenen görünümleri karşılaştırırlar. Tüketici yeni moda imajlarını filtrelerken çatallanma   başlar.   Çeşitli   sistemler   hakkındaki   bilgiler     yönelimler





çatallanmayı ortaya çıkarır. Bir grup kullanıcı bir sisteme yönelirken, başka bir grup kullanıcı başka bir sisteme yönelebilir. Tüketicilerin çeşitlenen dönütleri moda değişimini etkiler ve çeşitlendirir. Çatallanmanın ardından tuhaf çekici ortaya çıkar. Bu, belirli bir zamanda belirli bir tüketici grubunun karar verme aşamasına olumlu dönüt veren faktör ve özelliklerin nitel modellerini oluşturur. Kaos konseptine göre, bir sistemdeki rastlantısal tavırlardan makro ölçekli tavrı çıkarsamak olanaklıdır. Farklı sistem kombinasyonlarının farklı nitel modelleri bulunur ve bunlar tüketici bir sistemden başka bir sisteme geçtikçe değişir. Nitel model oluşturulduktan sonra, tüketici öngörülen sistem gerekliliklerini değerlendirebilecektir. Eğer eğilim genç insanların sistem gereklilikleri ile uyuşursa kabul edilecektir. Eğer eğilim bunların bir kısmı ile uyuşur ya da hiç uyuşmazsa reddedilecektir.

Moda Değişimi ve Moda Tüketimi: Kaotik Perspektif

Law ve arkadaşları tarafından Tesettür gerçekleştirilen bu çalışmada kaotik perspektif moda değişimi ve moda tüketimi arasındaki ilişkiyi açıklamak için kullanılmıştır. Gömülü teoriyi (Grounded Theory) kullanarak araştırmacılar 33 görüşme gerçekleştirmiştir. Çalışmanın sonunda, moda değişimleri sırasında değişik modaların nasıl tüketildiğini ve reddedildiğini açıklayabilecek kaotik bir model oluşturulmuştur. Kaos perspektifi çeşitli unsurlar üzerine kuruludur. Bu unsurları kısaca açıklamak gerekirse: Kelebek Etkisi, ferace modelleri küçük bir değişikliğin dramatik sonuçlara neden olabileceği iddiasını içerir. Çatallanma, bir durumun durağan bir yapıdan kaotik bir duruma dönüşmesi olgusunu içerir. Bir sistem içerisindeki çizgisel ve çizgisel olmayan değişimleri tanımlamak için kullanılır. Dönüt Sistemi, sistemin son eşarp durumu için oldukça önemlidir. Dönütlerin derecesi, sayısı ve tipinin değişimlerin ve uyumun üzerinde etkisi vardır. Tuhaf Çekici, dinamik bir süreç içinde ortaya çıkan çeşitli değişkenleri tanımlamak için kullanılır. Bu unsur çatallanmanın ardından ortaya çıkar. şal Son unsur olan Kendi Kendine Organizasyon ise karmaşık sistemlerin içinde bulunduğu duruma göre içsel yapısını değiştirebilme ya da geliştirebilme özelliğidir.
Çalışmanın hedefi olarak 18–24 yaş arasındaki öğrenci ve çalışan genç yetişkinler seçilmiştir. Veri toplama yöntemi olarak görüşme ve odak grup çalışmaları kullanılmıştır. Veri toplama yolu olarak ve araştırmanın çatısını oluşturmak için gömülü teori seçilmiştir.** Katılımcılara moda üzerine düşünceleri, moda uyumu güdümleri, görünüm tarzı yaratma biçimleri ve fiziksel etkiler hakkında sorular sorulmuştur.


Çalışmanın sonucunda Hong Kong genç modasını yönlendiren çeşitli unsurlar bulunmuştur. Bunlardan ilki, moda algısı üzerindeki yazılı basının etkisidir. Araştırmacıların bulgularına göre genel ilgi alanlarını kapsayan yayınlar, moda algısı üzerinde moda dergilerinden daha fazla etkilidir. Fiyatlarının düşük olması ve çeşitli konuları kapsamaları nedeniyle gençler bu yayınları okumayı tercih etmektedir. Diğer bir bulgu moda ikonları hakkındaki izlenimdir. Moda ikonları moda eğilimleri üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir. Araştırmacıların bulguları bu ikonların etkilediği modayı ikiye ayırmıştır: giyilebilir ve giyilemez.

Giyilebilir modaya olan ilgi giyilemeyene olandan daha fazladır. Bir başka önemli bulgu ise yer imleridir. Bununla anlatılmaya çalışılan alışveriş yerleridir. Hong Konglu gençler popüler alışveriş merkezlerini ve burada satılan moda ürünlerini eğilim göstergeleri olarak okumaktadır. Taklit fenomeni de önemli bulgular arasında yer almaktadır. Bağımsız perakendeciler popüler eğilimlerdeki renk, doku gibi tasarım detaylarını taklit etmekte ve bunları daha uygun fiyatlara tüketicilere sunmaktadır. Gençler bağımsız perakendecilerin sunduğu bu ürünleri sezon eğilimlerine kolay yoldan ulaşmanın bir yolu olarak görmektedir. Sosyal denetim bu çalışmada dikkate değer bir başka bulgu olarak yer almaktadır. Kişiler moda ürünlerini sadece görünümlerinin bir parçası olarak kullanmamakta, bu ürünler aynı zamanda çeşitli gruplara aidiyeti de göstermektedir. Araştırmacıların gözlemleri gençlerin sosyal uyumluluğu, yeni, denenmemiş modalara tercih ettiği yönündedir.

Güncel Moda Eğilimleri Üzerine Tüketici Duygusunu Temel Alan Makroskobik Bir Model Geliştirimi

Bu çalışmanın temelini, yazarların Tesettür ‘modern endüstride en önemli şeylerden birinin tüketicinin ürüne yönelik duygusal talebinin’ olduğu iddiası oluşturmaktadır. Yine bu çalışmada yazarlar, moda için eğilimlerin tüketicinin duygusal taleplerindeki değişimlerin bir belirtisi olarak ele alınabileceğini vurgulamaktadır.
Bu bağlamda yazarlar araştırmalarını iki amaç doğrultusunda yapmıştır. Bu amaçlardan ilki, tüketicilerin duygularını esas alan, eğilimler ferace modelleri üzerine makroskobik bir model sağlamak için sistematik bir yöntem hazırlamaktır. Diğeri ise, moda eğilimleri üzerinde dilbilimsel temsilin makroskobik modelini geliştirip, yönteme uygulamaktır.
Yazarlar, araştırmaları için beş aşamalı bir model geliştirmiştir. İlk basamakta, 1991–2001 tarihleri arasındaki moda eğilimlerini temsil ferace eden ‘duygu betimleyicileri’nden bir havuz oluşturulmuştur. 300 ‘duygu betimleyicisi’, 10 uzman tarafından 186’ya indirilmiş ve aralarında ilişki olan betimleyicilere anlamsal ilişki analizi uygulanmıştır. Yüksek anlamsal ilişkiye sahip olan betimleyiciler daha sonraki aşamada kullanılmak üzere seçilmiştir.
İkinci aşamanın amacı dönüt cetvelleri tesettür abiye geliştirmektir. Bunlardan ilki olan koordinat düzleminde koordinat ve apsisi tanımlayacak betimleyicileri belirlemek için yapılan ‘Duygu Eksenleri’ cetvelidir. Bunun için aralarında yüksek anlamsal ilişki bulunan betimleyicilerle, araştırmanın ilk  aşamasında oluşturulan havuzdan seçilen sıklık oranı yüksek olan betimleyicilerin ikili kombinasyonları oluşturulmuştur. Bu kombinasyonlar katılımcılara yedili Likert tipi ölçekle verilmiştir. Diğer cetvel ise, ‘Konumlandırma Cetveli’dir. Konumlandırma Cetveli’nde, aralarında yüksek

  
anlamsal ilişki bulunan 79 betimleyicinin koordinat düzlemindeki olası yerleri ölçülmüştür. Bu ölçüm için de yedili Likert tipi ölçek kullanılmıştır.
Araştırmanın üçüncü basamağı, boyutsal eksenlerin çoğaltılmasını amaçlamaktadır. Bunun için ‘Duygu Eksenleri’ cetveli katılımcılara uygulanıp, veriler çok boyutlu ölçekleme (MDS) yöntemi ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda 6 temel boyut belirlenmiştir.
Dördüncü basamağı boyutsal eksenlerin onaylanması ve isimlendirilmesi oluşturmaktadır. Koordinat ve apsisi tanımlamak için “Duygu Eksenleri” cetveli, yeni betimleyiciler eklenerek yeniden ikili kombinasyonlar oluşturulmuş ve bu yeni cetvel farklı katılımcılara aynı yöntemle uygulanmıştır. Veriler MDS yöntemi ile analiz edilip, başta elde edilen sonuçlarla karşılaştırılıp, gerekli düzeltmeler yapılmıştır. Ardından, “Duygu Eksenleri” cetveline yeni betimleyiciler eklenerek anlamsal benzerlikleri araştırılmıştır. Sonuçta boyutsal eksenlerin isimlerine karar verilmiştir.
Araştırmanın son basamağı olan beşinci basamakta ulaşılması hedeflenen makroskobik model tamamlanmıştır. Bu aşamada, ‘Duygu Konumlandırma’ cetveli betimleyicilerin boyutsal eksenlere göre anlamsal farklılıklarını belirlemek için yeni katılımcılara uygulanmış ve sonuçların aritmetik ortalaması alınarak kümeleme analizi ile makroskobik model oluşturulmuştur (Şekil 1).

Moda Eğilimi Analizi Konusunda Güncel Çalışmalar

Araştırmanın bu bölümünde moda Eşarp eğilimi analizi konusunda farklı model önerilerinde bulunan üç güncel çalışmaya yer verilmiştir. Bu çalışmalardan ilki, Hyun-Seung Cho ve Joohyeon Lee’ye ait olan ‘Güncel Moda Eğilimleri Üzerine Tüketici Duygusunu Temel Alan Makroskobik Bir Model Geliştirimi’ isimli çalışmadır. 2005 yılında International Journal of Consumer Studies’de yayınlanan bu çalışmada, yazarlar üç Tesettür denence üzerinde durmaktadır. Bunlardan ilki; moda eğiliminin tüketicilerin duygu durumundaki değişiklerini temsil etmesi; ikincisi dilsel bir temsilin tüketicilerin duygu durumuna ulaşmak için uygun bir ortam oluşturması ve üçüncüsü ise tüketicilerin duygu durumunun somut bir şekilde temsil edilebileceği Tesettür giyim yönündedir.
Araştırmada incelenen bir diğer çalışma ise, Ka Ming Law, Zhi-Ming Zhang ve Chung-Sun Leung’a ait, 2004 yılında Journal of Fashion Marketing and Management’da yayımlanan ‘Moda Dönüşümü ve Moda Tüketimi: Kaotik Perspekif’ isimli çalışmadır. Bu çalışmada yazarlar 33 kişi ile yaptıkları görüşmeler sonucunda moda değişimi olgusunun kaotik olduğunu iddia etmekte ve iddialarını kaos teorisi ile açıklamaktadırlar.
Araştırmada yer alan son çalışma ise S. Butdee, N. Kongprasert    ve

C. Noomtong tarafından geliştirilen ve 12. Uluslararası Endüstri Mühendisliği Konferansı’nda sunulan ‘Modern Moda Eğilimi İçin Durum Tabanlı Tahmin’ isimli uygulamadır. Bu çalışma, doğrudan eğilim analizine yönelik olmayıp, önceki eğilim analizlerini bir kütüphanede toplayarak yeni eğilimlerin ürün tasarımına nasıl dönüştürülebileceğini örneklemektedir. Diğer iki çalışmanın aksine üretime yönelik bir örnek teşkil ettiği için bu çalışmaya dâhil edilmiştir.

Kısa Süreli Moda Eğilimleri

Kısa süreli moda eğilimleri Tesettür ise genellikle bir sezonda modaya etki eden güncel olayları, popüler kültürü vb. kapsamaktadır. Keiser ve Graner’in belirttiğine göre ‘yeni bir film, yeni bir müzik grubu, yeni bir televizyon programı’ tesettür giyim  yeni bir moda eğilimini tetikleyebilmektedir (2003:97). ferace Sproles ise kısa süreli moda eğilimlerinin birkaç sene içinde sona erdiğini, bazen de bu eğilimlerin beş yıldan on yıla uzayabildiğini belirtmektedir (1981:117–118).
Kısa süreli moda eğilimleri ‘fad’ ferace modelleri kavramı çerçevesinde şekillenmektedir. ‘Fad’ sözcüğü, Türkçeye ‘geçici moda’ olarak uyarlanabilir. Burada geçici moda ile kast edilen, tarihsel süreklilik ilkesinden ayrılan ve moda giyim ürünlerinin o dönem içindeki eğilimlerinden farklılık gösteren ürünlerdir.kapıda ödeme tesettür Sproles, ‘geçici modanın’ nüfusun küçük bir bölümü tarafından ya da sadece tek bir alt kültür tarafından kabul edildiğini söyler (1981:118). Bu eğilimin başlama ve bitiş süresi genellikle birkaç hafta ya da birkaç aydır.

Uzun Süreli ve Kısa Süreli Moda Eğilimleri

Moda eğilimleri, araştırmacılar tarafından ikiye ayrılmaktadır (Keiser ve Garner, 2003; Sproles, 1981; Jackson, 2007). Tesettür giyim Bunlar uzun süreli eğilimler ve kısa süreli eğilimlerdir.

Sproles, kalıcı bir eğilimin değişikliğinin bir çağda ya da bir yüzyılda bir kez ortaya çıktığını belirtmektedir. Bu iddiayı tarihsel devamlılık Tesettür kavramı ile açıklamaktadır. Tarihsel devamlılık, yeni tarzların var olan tarzlar üzerinde ufak tefek değişiklikler yapılarak ortaya çıkarılması durumu olarak tesettür abiye  tanımlanabilir. Sproles bunu etek uzunluğu örneği ile açıklar. Ona göre diz hizasından yere kadar olan bir etek boyu değişimi devrimci bir değişim olacaktır ancak tarihsel devamlılık ilkesi uyarınca tüketiciler tarafından kabul edilmeyecektir, ayrıca böyle radikal bir değişim moda girişimcileri için çok risklidir (1981:117). Chanel’in klasik silueti tarihsel devamlılığa başka bir örnektir. Bir diğer örnek olarak ise pantolon, gömlek ve ceketten oluşan erkek takım elbisesi verilebilir. Uzun süreli moda eğilimlerini anlamak, kalıcı tarzlar yaratabilmek ve moda  pazarındaki riskleri azaltmak açısından firmalar için oldukça önemlidir. Bu nedenle moda eğilimi araştırmaları uzun süreli eğilimler üzerinde olabilecek değişiklikleri ortaya çıkarmaya çalışmaktadır. Brannon uzun süreli moda eğilimi araştırmalarının hedeflerini altı maddede  toplamaktadır. Ona göre uzun süreli moda eğilimi araştırmaları aşağıdaki altı unsuru tanımlamayı amaçlar (Aktaran: Keiser ve Graner, 2003:97):
-       Ülke içindeki ve uluslar arası demografik değişimler

-       Endüstri ve Pazar yapısındaki değişiklikler

-       Tüketicilerin ilgileri, değerleri ve motivasyonlarındaki değişiklikler
-       Teknoloji ve bilimdeki gelişmeler




-       Ülke içindeki ve uluslar arası ekonomik görünüm

-       Ülkeler arasındaki politik, kültürel ve ekonomik bağlardaki değişikler
Brannon’un sıraladığı maddelerde de görülebildiği gibi uzun süreli moda eğilimi araştırmaları, ürünlerin kendilerine yönelik olmaktan çok, ulusal ve uluslararası unsurlarla ilgilidir ve bu unsurlardaki herhangi bir değişikliğin moda ürünlerine olası yansımalarını inceler.

İletişim teknolojilerindeki gelişmeler, küreselleşme, gençliğin moda pazarında söz sahibi olması gibi nedenlerle birçok firma radikal değişikliklerle ortaya çıkabilmektedir. Pazardaki çeşitliliğin artması ürünlerdeki çeşitliliği de arttırmıştır. Ancak tarihsel devamlılık ilkesinden taviz vermeyen büyük şirketlerin pazardaki üstünlüğü hala devam etmektedir.

Moda Eğiliminin Tanımı ve Moda Eğilimi Çeşitleri


Moda eğilimleri genel olarak bir Tesettür sezondaki moda ürünlerinin nasıl görüneceği ile ilgilidir. Jackson, moda eğilimleri teriminin belirli bir sezondaki moda yapılanmasına ve görünüşlerine işaret ettiğini belirtmektedir (2007:170). Moda eğilimi araştırmacıları iki yıl sonraki sezonun eğilimlerini ortaya çıkarmak için anketler, toplumun değişik kesimleri ile görüşmeler, firmaların kumaş stokları hakkında bilgiler, Tesettür Giyim firmaların mali durumları hakkında raporlar, dünyadaki gelişmeler (savaş, doğal felaketler) gibi birçok konuda araştırmalar yürütmektedir. Bütün bu araştırmalar moda eğilimi analizi yapan şirketler tarafından  satın alınmakta ya da araştırmacılar kapıda ödeme tesettür doğrudan bu şirketler tarafından görevlendirilmektedir. Araştırmacılardan bilgileri toplayan şirketler gelecek iki yıl için eğilim çizelgeleri hazırlamakta, bu çizelgeleri moda ürünleri üreten firmalara satmaktadır. Bu şirketlerden en büyükleri olarak kabul edilebilecek ikisi Worth Tesettür giyim Global Style Network(WGSN) ve Promostyl’dır. Moda eğilimi araştırmaları yapan diğer şirketler arasından Sacha Pacha, Trend Union ve Peclars örnek olarak ferace modelleri  gösterilebilir.
Moda eğilimi araştırmacıları modanın gelecekteki görünümünü belirlemek için birçok ayrıntıya dikkat etmelidir. Moda eğilimi araştırmalarının önem verdiği görünüm unsurları şunlardır:
-       Renk

-       Kumaş

-       Baskı




-   Siluet

-   Aksesuarlar





-   Kesim





Bu   unsurlar,   çalışılan   market
tipine
göre
artırılabilir
ya
da
azaltılabilir;   ancak,  birçok   eğilim   araştırması tesettür abiye   bu   unsurların   altısını kapsamaktadır.
Renk, tüketicilerin dikkatini çeken ilk unsurdur (Keiser ve Garner, 2003: 105, Jackson, 2007:171). Bunun nedeni rengin doğrudan tesettür elbise ürünün yüzeyini kaplamasıdır Aynı zamanda renk, açık bir sosyal ve kültürel göstergedir.
Renkten sonra gelen en önemli unsur ise kumaştır. Yeni gelişen kumaş teknolojileri, yeni bulunan lifler ve apre uygulamaları tüketicinin rahatlığına yönelik oldukça geniş bir yelpaze oluşturmaktadır. (Keiser ve Garner, 2003:93)Ayrıca, bu araştırmalar sezon için önerilen renklerin yeni kumaşlarla nasıl kullanılacağını da göstermektedir. eşarp  Örneğin, 1990’larda popülerliği artan yüksek teknolojili kumaşlar, 1990’lardan bugüne kadar uzanan fütürizm eğilimine öncülük etmiştir. Bugün geleceğe yönelik öngörülerde bulunan eğilim araştırmacılarını etkilemeye devam  etmektedir.

Siluetteki değişim de eğilim araştırmaları başörtüsü için oldukça önemlidir. Siluet kaba olarak giysinin şekli, dış hatları olarak tanımlanabilir. Siluetteki en büyük değişim Birinci Dünya Savaşı sonrası giyimden, modern giyime geçişte kadın siluetinde yaşanmıştır (Frings, 2005:15). Kabarık uzun etekler, korseler, büyük başlıklardan ayak hizasına kadar gelen etekler ve korsesiz hareketli bir görünüme kavuşan kadın silueti günümüzde de varlığını devam ettirmektedir. Yine 1960’larda Vietnam Savaşı Karşıtı gruplar ve Çiçek Çocukların etkisiyle erkek silueti ve kadın silueti birbirine yaklaşmış, günümüz çift cinsiyetli(unisex) modasının temelleri atılmıştır.

http://www.modamerve.com

Alt Kültür Etkisi Kuramı (Tavana Tırmanma)

Yeni sayılabilecek bir başka moda yayılım Kapıda ödeme tesettür kuramı ise toplumdaki azınlık gruplarından, gençlerden, müzik alt kültürlerinden yeni modaların geniş kitlelere yayıldığını savlayan Alt Kültür Etkisi Kuramı’dır. Tabana İnme Kuramı’nın tersi olarak işlev gördüğünden bu kuram, Tavana Tırmanma Kuramı olarak da adlandırılmaktadır. Kitle iletişim araçlarının sunduğu olanaklar sayesinde toplumdaki azınlık grupları ve alt kültürlerin daha çok görünürlük kazandığı söylenebilir. Bu grupların giyim tercihleri




popüler kültür ve medyanın etkisi ile toplumda yayılabilmektedir. Alt kültürler giyim alışkanlıklarını çoğunlukla popüler müzikten, sinemadan ve kapıda ödeme televizyondan almaktadır. Crane, tarafından‘sokak tarzları’ olarak isimlendirilen bu tarzlar şehirli alt kültürler tarafından yaratılıp, birçok akıma öncülük etmektedir. Bu tarzlara örnek teşkil eden kişiler ‘medya kültüründen, özellikle televizyon, popüler müzik ve film yıldızlarından ve ünlü sporcular arasından seçilmektedir ( 2003:178).
Alt kültür etkisinin en belirgin örneği 1970’lerde ortaya çıkan punk modasıdır.                 İngiliz   moda  tasarımcısı   Vivienne   Westwood   ve   kapıda ödemeli tesettür giyim işadamı Malcolm McLauren deri ceketler, kot pantolonlar, tişörtler gibi geçmiş isyankâr tarzları marjinalleştirerek bu modayı yaratmıştır. Punk modası, 1970’lerin İngiltere’sinde                 işçi       sınıfı    gençleri arasında       yaygınlık göstermiş; ardından lüks ve endüstriyel moda tasarımına yansımıştır. Bunun bir örneği olarak endüstriyel olan hiçbir şeye rağbet etmeyen ve ana akım modadan alabildiğine uzak duran punk modası ortaya çıktıktan kısa bir süre sonra, tasarımcı Zandra Rhodes tarafından çengelli iğneler, fermuarlar, yırtıklar gibi detayları alınarak ‘Kavramsal Şıklık’ adı altında moda sektörüne dâhil edilmiştir. (Watson, 2007: 114-115). Crane’in aktarımıyla          Senes        (1997)    ‘Alt          Kültür  Etkisi                           Kuramı’nı         şu     şekilde
örneklendirmektedir (2003:241):

“Popüler müzikten alınan giyim tarzları hızla gelir geçer. Bu tarzlar, kısmen kablolu televizyonla iletilir ve ABD’den diğer ülkelere kapıda ödeme tesettür giyim sipariş yayılırlar. Genç bir pazara hizmet sunan giyim firmalarının karları büyük ölçüde siyah çevrelerdeki rap müzisyenlerinin seçtikleri giysilere bağlıdır. 1990’ların başlarında kurulan bir firma olan Tommy Hilfiger, reklamlarını tümüyle firmanın popüler müzik sanatçılarıyla ilişkisi üzerine kurarak ‘dünyadaki en başarılı giyim işletmelerinden biri’ haline gelir.”
Bu doğrultuda Alt Kültür Etkisi Kuramı popüler kültür ve medyayla bağlantılı olduğu söylenebilir. Bu kuramda da ‘Kitle Pazarı Kuramı’nda ele alındığı  gibi  moda  yayılımı,  öncelikle  yatay  olarak  alt  kültür    grupları




arasında ortaya çıkmakta, ardından bu kapıda ödeme sipariş gruplarından devralınan detaylar veya görünümün bütünü moda tasarımı firmaları tarafından uygulanmaktadır.

Moda kuramları moda eğilimi analizlerine yönelik yöntemlerin belirlenmesinde, soysal yapının moda ile etkileşiminin tanımlanmasında ve analiz sürecinin yönetiminde analistlerin yararlandığı önemli kaynaklardır.