Ismarlama ya da hazır giyim için model çizerken modelin tüm öğeleri doğru olarak
yerleştirilmelidir. eşarp Yaka, cep kemer, kup vb. model ayrıntılarının modele uygun olarak
çizilmesi gerekir.
Giysi modelini moda figürüne giydirme işleminde göz önünde bulundurulacak
özellikler şunlardır:
Çizilen moda figürünün ön-arka ortası işaretlenmelidir.
Giysi modeli önden açık ise üst üste kapanma payı göz önünde
bulundurulmalıdır. (Kadın giysilerinde sağ-sola, erkek giysilerinde ise sol-sağa
kapanır)
İlik ile kapanma çizgisi arası, bir tesettür abiye düğme büyüklüğündedir.
Kuplar ve pensler ince uçlu kalem, rapido ya da fırçayla çok ince ve net olarak
çizilmelidir.
Yakanın, boyun çevresini saracak şekilde paralel çizilmesine özen
gösterilmelidir.
Yaka, cep, kol kapağı gibi gerekli yerlerde üstten çekilen makine dikişleri ince
uçlu kalem, rapido ya da fırçayla, asıl biçimden daha hafif çizilmeli veya
noktalarla belirtilmelidir.
Bel ve etek ucu çizgisinin, tesettür elbise figürün hareket yönüne göre birbirlerine paralel
olarak çizilmesine özen gösterilmelidir.
Kruvaze kapamada düğmelerin ilki işlevsel, diğeri modeli tanımlayıcı olarak
iliksiz çizilmelidir.
Tesettür giyim modasını daha yakından takip etmek için bizi takip edebilirsiniz .
tesettür elbise etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tesettür elbise etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Mayıs 2016 Cuma
4 Mayıs 2016 Çarşamba
Moda Kuramları
Veblen ve Simmel tarafından
geliştirilen bu Tesettür kuram, moda döngüsünün, moda olan ürün ortaya çıkıp toplumdaki
üst sınıflar tarafından kullanılmaya başlanmasından, toplumun daha alt
sınıflara inmesinden ve üst sınıfların alt tesettür giyim sınıflardan kendilerini
farklılaştırmak için yeni modalar üretmesinden oluştuğu temeline dayanmaktadır
(Davis, 1997:126). Simmel’e göre moda, ‘verili bir örtünün taklididir’. eşarp Moda bireyin topluma uyum sağlamasının
aracıdır. Ancak aynı zamanda bireye diğer bireylerden farklılaşmasının, Şal dikkat
çekmesinin de olanaklarını sunar. Ferace Bu iki kutup arasında gidip gelen modanın en
dikkat çeken yanı ise ‘modaların daima sınıf modaları’ olmasıdır. Simmel, Ferace modelleri sınıf
modası kavramını şu şekilde açıklamaktadır (2003:106).
“Yüksek tabakaların modaları,
kendilerini alt tabakaların modalarından ayırır; ne zamanki alt tabakalar
yüksektekilerin modalarını devralmaya başlar, o zaman yüksek tabaka bunlardan
vazgeçer”
“Toplumsal formlar, giysiler, estetik Tesettür Abiye değerlendirmeler,
insanın kendini ifade ettiği tüm
stiller, modanın yarattığı kesintisiz dönüşümler çerçevesinde kavranıyorsa, o
zaman moda -yani yeni moda- bu bakımlardan sadece üst zümrelere etki eder. Alt
tabakalar üsttekilerin stillerini sahiplenmeye başladığında, üsttekilerin kendi
etraflarına çektiği sınırı aşmış, o modayla simgelenen sınıfsal bütünlüklerini
ortadan kaldırmış olurlar; işte o zaman
üst zümreler o modadan vazgeçip, yine kendilerini geniş kitlelerden ayırt
etmelerini kapıda ödeme tesettür sağlayacak başka bir modaya yönelirler. Ve oyun baştan başlar.”
Sınıf farklılığı kuramının bir diğer
düşünürü ise Veblen’dir. Veblen moda döngüsünün üst sınıflardan alt sınıflara
doğru geçişine ve üst sınıfların kendilerini farklılaştırmak için yeni modaları
kullanmaya başlamalarına değinmiştir. Onun bakış açısında da üst sınıflar kendi
sosyal konumlarını belli etmek için giyimde, aksesuarda yeni tesettür elbise biçimler ortaya
koyarlar. Taklit ürünler yoluyla bu yeni biçimler, üst sınıfların yaşam
tarzlarını taklit eden alt sınıflar içinde yaygınlık kazanır, Veblen, modanın
dinamiğini gösteren üç prensip ortaya koyar. Birinci olarak aylak sınıfın
mensupları ‘gösterişçi tüketim’ yoluyla kendi sınıflarından olan diğer
bireylerden üstünlüklerini göstermek için kendi sosyal durumlarını gösteren tesettür ferace ürünlerle gündelik hayatlarını inşa
ederler. Aynı zamanda kendilerini işçi sınıfından da ayırırlar. Son olarak ise,
toplum içinde bütün sınıflar arasına yayılmış, güncel olmayan modaları
hayatlarından çıkarırlar (Rüling,2000:3-4).
3 Mayıs 2016 Salı
İnsan Figüründe Ölçü ve Oranlar
Moda resmi çalışmalarında, giysi Ferace Modelleri modelindeki yaratıcılık ne kadar önemli ise modelin
sunulduğu moda silueti de o kadar önemlidir. Siluet çalışmalarına öncelikle, çeşitli pozlarda
insan vücudu desenleri yaparak başlanır. Tesettür Kıyafetleri Bu aşamada canlı modelden insan vücudunun
ayrıntıları ile çalışılması, anatomik yapının tanınması, ölçü ve orana önem verilmesi gerekir.
Böylece sağlam bir desen çizme yeteneği kazanıldıktan sonra, moda siluetleri çizimine
geçilmelidir.
İnsan vücut yapısı ve özellikleri:
Vücut üç boyutludur (en, boy, derinlik).Tesettür Elbise
Vücut bölümlere ayrılır (beden, baş, kollar, bacaklar).
Vücut bölümleri arasında orantı vardır.
Duran vücut ölçüleri ile hareket halindeki vücut ölçüleri farklılık gösterir.
Vücutlar; kadın, erkek ve çocuk vücutları olarak gruplandırılır.
Normal vücut yapılarında tipik Tesettür Gömlek bireysel farklılıklar görülür.
İnsan figürünün orantılarını saptamak için elimizde üç kanon bulunmaktadır.
Normal figürler için yedi buçuk başlık kanon: Gündelik hayattan seçilmiş kişiler
çizilirken kullanılır. Kısa boylu (1.65 m yada 1.70 m), hafif şişman olan bu figürün
başı, vücuduna ve bacaklarına göre Tesettür Tunik biraz iricedir.
İdeal sayılan figürler için sekiz başlık kanon: Genellikle sanatçılar tarafından
kullanılan kanon, ideal insan figürü oranlarına uygun olan sekiz başlık kanondur.
http://www.modamerve.com
sunulduğu moda silueti de o kadar önemlidir. Siluet çalışmalarına öncelikle, çeşitli pozlarda
insan vücudu desenleri yaparak başlanır. Tesettür Kıyafetleri Bu aşamada canlı modelden insan vücudunun
ayrıntıları ile çalışılması, anatomik yapının tanınması, ölçü ve orana önem verilmesi gerekir.
Böylece sağlam bir desen çizme yeteneği kazanıldıktan sonra, moda siluetleri çizimine
geçilmelidir.
İnsan vücut yapısı ve özellikleri:
Vücut üç boyutludur (en, boy, derinlik).Tesettür Elbise
Vücut bölümlere ayrılır (beden, baş, kollar, bacaklar).
Vücut bölümleri arasında orantı vardır.
Duran vücut ölçüleri ile hareket halindeki vücut ölçüleri farklılık gösterir.
Vücutlar; kadın, erkek ve çocuk vücutları olarak gruplandırılır.
Normal vücut yapılarında tipik Tesettür Gömlek bireysel farklılıklar görülür.
İnsan figürünün orantılarını saptamak için elimizde üç kanon bulunmaktadır.
Normal figürler için yedi buçuk başlık kanon: Gündelik hayattan seçilmiş kişiler
çizilirken kullanılır. Kısa boylu (1.65 m yada 1.70 m), hafif şişman olan bu figürün
başı, vücuduna ve bacaklarına göre Tesettür Tunik biraz iricedir.
İdeal sayılan figürler için sekiz başlık kanon: Genellikle sanatçılar tarafından
kullanılan kanon, ideal insan figürü oranlarına uygun olan sekiz başlık kanondur.
http://www.modamerve.com
2 Mayıs 2016 Pazartesi
Tesettür Çakşır
Bazı bölgelerde “Karadan” ve “Zıbka” Tesettür adıyla anılır. Çakşırın iki çeşidi vardır. Her iki
çeşidi de yaşları 45’in altında olan genç erkekler ve özellikle koşarlı hizmet erleri, asker
ocaklarında neferler, çuvuşlar, resmi Şal kuruluşlarda hizmetliler ve hizmet çeşitlerine göre çeşitli
isim alan uşaklar giymiştir. Çakşır belden uçkurluğuna geçirilmiş bir uçkur ile bele
yerleştirilir. Diz kapağından aşağısı baldırı örten kısmı birden daralır. Bazı durumlarda Tesettür Giyim çakşırın paçasına ince ve yumuşak deriden bir mes dikilerek eklenir. Çakşırla birlikte mestte
giyilir. Diz çakşırı ise yeniçeriler tarafından giyilmiştir. Diz kapağının üstünde biten dizden
aşağısı çıplak kalan bir giyimdir. Bazı durumlarda diz kapağı altından ayak bileğine kadar
tozluk geçirilmiş ve örtülmüştür (Şekil 4) (Koçu, 1969).
İç donu ve tuman ismiyle de anılmıştır. Vücudu belden aşağı topuklara kadar örten ve bacaklar için iki parçası bulunan bir giyimdir. Erkek Tesettür Elbise ve kadın için giyilenlerin kesimi aynı olmuştur. Bürümcük, Trabzon bezi, kaba bez kullanılmıştır. Zamanımızda yaşlı kesimin muhafazakarları, köylerde yaşayanların bir bölümü bu tarz giyimi halen Tesettür ferace sürdürmektedir. Paçalara bağcık yerine ilik-düğme yapılanları, uçkur yerine de belden düğme ile tutturulanları veya uçkur kısmına lastik geçirilmiş olanları, yarım asırlık birer geçmişi olan türlerdir. Diz çakşırı giymeye mecbur olanların iç donları da yine beli Tesettür kıyafetleri uçkurlu ve ağ kesimi boldur. Fakat boyu diz kapağının üzerindedir. Diz kapağının üstünde kalan kısa erkek donları I. Dünya Savaşından sonra yayılmıştır. Saraylı kesimin iç donları bürümcük kumaştan kesilmiş ve üzerine “çintemani” denilen bir nakış yapılmıştır (Şekil 5).
Çintemani 16. yüzyıldan başlayarak Türk kumaşları ve giyim eşyalarının üzerine işlenmiştir. Bu da tasvirlerinde güneş ve ayı temsil eden Tesettür kombin bir daire resmedilir ve Budist aleminde bu daireye “taman” ismiyle bir kutsiyet verilir. Tamandan alınarak Türk kumaşlarında özellikle Osmanlı sarayında çok kullanılmış olan nakış motifinin esası, ikisi altta ve birisi üstte üç daireden oluşur. Her daire iç kenarlarında birleşmiş iç içe iki Tesettür Tunik veya üç daireden oluşur. Dairelerin kenarları iki veya üç hilal motif şeklindedir. İslamiyet’e Budizm’den gelmiş bir inanca göre daireler simgesel bir şans elemanı olarak görülmüş ve kazaya eşarp belaya karşı koruyucu olduğuna inanılmıştır. Bu sebeple özellikle erkek iç donlarına, gömlek ve çamaşır bohçaları üzerine işlenmiştir (Şekil 6) (Koçu, 1969).
İç donu ve tuman ismiyle de anılmıştır. Vücudu belden aşağı topuklara kadar örten ve bacaklar için iki parçası bulunan bir giyimdir. Erkek Tesettür Elbise ve kadın için giyilenlerin kesimi aynı olmuştur. Bürümcük, Trabzon bezi, kaba bez kullanılmıştır. Zamanımızda yaşlı kesimin muhafazakarları, köylerde yaşayanların bir bölümü bu tarz giyimi halen Tesettür ferace sürdürmektedir. Paçalara bağcık yerine ilik-düğme yapılanları, uçkur yerine de belden düğme ile tutturulanları veya uçkur kısmına lastik geçirilmiş olanları, yarım asırlık birer geçmişi olan türlerdir. Diz çakşırı giymeye mecbur olanların iç donları da yine beli Tesettür kıyafetleri uçkurlu ve ağ kesimi boldur. Fakat boyu diz kapağının üzerindedir. Diz kapağının üstünde kalan kısa erkek donları I. Dünya Savaşından sonra yayılmıştır. Saraylı kesimin iç donları bürümcük kumaştan kesilmiş ve üzerine “çintemani” denilen bir nakış yapılmıştır (Şekil 5).
Çintemani 16. yüzyıldan başlayarak Türk kumaşları ve giyim eşyalarının üzerine işlenmiştir. Bu da tasvirlerinde güneş ve ayı temsil eden Tesettür kombin bir daire resmedilir ve Budist aleminde bu daireye “taman” ismiyle bir kutsiyet verilir. Tamandan alınarak Türk kumaşlarında özellikle Osmanlı sarayında çok kullanılmış olan nakış motifinin esası, ikisi altta ve birisi üstte üç daireden oluşur. Her daire iç kenarlarında birleşmiş iç içe iki Tesettür Tunik veya üç daireden oluşur. Dairelerin kenarları iki veya üç hilal motif şeklindedir. İslamiyet’e Budizm’den gelmiş bir inanca göre daireler simgesel bir şans elemanı olarak görülmüş ve kazaya eşarp belaya karşı koruyucu olduğuna inanılmıştır. Bu sebeple özellikle erkek iç donlarına, gömlek ve çamaşır bohçaları üzerine işlenmiştir (Şekil 6) (Koçu, 1969).
Etiketler:
eşarp,
ferace,
şal,
tesettür,
tesettür elbise,
tesettür giyim
Kurganlardan çıkan ilk Türk pantolonu, Moğolistan (Ön ve Arka)
Hunlardan sonra Göktürklerde elbisenin altına pantolon giymişlerdir. Pantolonlar
kürklerle süslüdür. Türk tarihinde toplumsal yaşam ve özellikle çeşitli Tesettür dönem giyimleriyle
ilgili bilgiye çok az rastlanmaktadır.
Türklerle ilgili belge bulmak ve bulunanları sınıflandırmak oldukça güçtür. Türkler
yüzyıllar boyunca tarih yapmış bir Tesettür Giyim millet olmasına rağmen tarih yazan bir millet olmamıştır
(Eray, 2000).
Orta Asya step ulusu olarak
Türklerin Batı dünyasına taşıyıp benimsettikleri pantolon adını alan altlıklar yalnız Türk giyim tarihi açısından değil, dünya giyim tarihi açısından Eşarp da olağanüstü öneme sahiptir. Giyim tarihi ve kültürü ile ilgili tüm yayınlarda klişe bir ifade şeklinde pantolonun 4. yüzyılda Doğu’dan gelen “Barbarlar” tarafından Avrupa’ya yayıldığı ifadesi Ferace yer almaktadır. Topçuoğlu’nun da belirttiği gibi “işlevsel, akılcı ve ergonomik bir giysi olan (at binmek için
özellikle) pantolon ya da şalvar giyen kavimlerin “barbar” olarak nitelendirilmesi akılcılığı ilke edinen Avrupa modernleşmesinin çelişkilerinden biridir. Türk toplumu yüzyıllar boyu zengin bir giyim kültürüne sahip olmuş, bu zenginlik giyim tesettür ferace biçimlerinde olduğu kadar giyim eşyalarında da kendini göstermiştir. Anadolu’nun birçok uygarlığın merkezi olması, uzun tarihsel geçmişi, Orta Asya’nın etkisi, tarih boyunca çok kapıda ödeme tesettür geniş topraklara yayılarak oradaki kültürlerden de etkilenmesi giyim çeşitliliğinde ve zenginliğinde büyük rol oynamıştır.
Çeşitli uygarlıkların beşiği olan Anadolu tarihi zenginliklerin yanı sıra giyim kuşam değerleriyle de Türk milletinin ince zevkini göstermektedir. tesettür abiye Giyim kuşam Türk toplumunda geleneksel değeri yansıtan önemli bir bulgudur. Türk insanının giyimi duygu, düşünce, istek, temenni ve yaşam tarzını da temsil eden niteliktedir tesettür elbise (Ayhan, 1998). Ülkemizin günümüz moda ve giysi alanındaki başarısı hiç şüphesiz bir tesadüf değildir.
Asya ve Mezopotamya’nın dünya kültür tesettür giyim ve giyim tarihinin ilk kaynağı olduğu şüphe götürmez bir gerçektir. Anadolu’nun tarih sürecinde çok renkli bir giysi hazinesine sahip olduğu da tartışılmaz bir gerçektir. Bu nedenle Türk tesettür kıyafetleri giyimi dünya giyim tarihinde önemli bir yere sahiptir. Ülkemizdeki giyim kuşam kültürü, çeşitli ulusları oldukça fazla etkilemiştir. Türklerin Anadolu’ya yerleşmesinden sonra, Osmanlı devletinin kuruluşunda, Fatih dönemine dek Türk giyimine ilişkin yeterli güvenilir bilgi elde edilememiştir.
Fatih döneminden sonraki Türk giyimi ise İstanbul’a gelen yabancı gezgin ve ressamların eserlerinden, yine minyatürlerden öğrenilmektedir (Komşuoğlu ve diğerleri, 1985). Osmanlı İmparatorluğunun yükseliş döneminde özgün Tesettür Tunik Osmanlı giyim kuşamında birçok örnekler Avrupa’da çeşitli moda akımlarının doğmasına neden olmuştur. Geçen zaman içerisinde pantolona en çok ilgi gösteren kesim askerler olmuştur. Savaşlarda devamlılığını sağlamıştır.
Türklerin Batı dünyasına taşıyıp benimsettikleri pantolon adını alan altlıklar yalnız Türk giyim tarihi açısından değil, dünya giyim tarihi açısından Eşarp da olağanüstü öneme sahiptir. Giyim tarihi ve kültürü ile ilgili tüm yayınlarda klişe bir ifade şeklinde pantolonun 4. yüzyılda Doğu’dan gelen “Barbarlar” tarafından Avrupa’ya yayıldığı ifadesi Ferace yer almaktadır. Topçuoğlu’nun da belirttiği gibi “işlevsel, akılcı ve ergonomik bir giysi olan (at binmek için
özellikle) pantolon ya da şalvar giyen kavimlerin “barbar” olarak nitelendirilmesi akılcılığı ilke edinen Avrupa modernleşmesinin çelişkilerinden biridir. Türk toplumu yüzyıllar boyu zengin bir giyim kültürüne sahip olmuş, bu zenginlik giyim tesettür ferace biçimlerinde olduğu kadar giyim eşyalarında da kendini göstermiştir. Anadolu’nun birçok uygarlığın merkezi olması, uzun tarihsel geçmişi, Orta Asya’nın etkisi, tarih boyunca çok kapıda ödeme tesettür geniş topraklara yayılarak oradaki kültürlerden de etkilenmesi giyim çeşitliliğinde ve zenginliğinde büyük rol oynamıştır.
Çeşitli uygarlıkların beşiği olan Anadolu tarihi zenginliklerin yanı sıra giyim kuşam değerleriyle de Türk milletinin ince zevkini göstermektedir. tesettür abiye Giyim kuşam Türk toplumunda geleneksel değeri yansıtan önemli bir bulgudur. Türk insanının giyimi duygu, düşünce, istek, temenni ve yaşam tarzını da temsil eden niteliktedir tesettür elbise (Ayhan, 1998). Ülkemizin günümüz moda ve giysi alanındaki başarısı hiç şüphesiz bir tesadüf değildir.
Asya ve Mezopotamya’nın dünya kültür tesettür giyim ve giyim tarihinin ilk kaynağı olduğu şüphe götürmez bir gerçektir. Anadolu’nun tarih sürecinde çok renkli bir giysi hazinesine sahip olduğu da tartışılmaz bir gerçektir. Bu nedenle Türk tesettür kıyafetleri giyimi dünya giyim tarihinde önemli bir yere sahiptir. Ülkemizdeki giyim kuşam kültürü, çeşitli ulusları oldukça fazla etkilemiştir. Türklerin Anadolu’ya yerleşmesinden sonra, Osmanlı devletinin kuruluşunda, Fatih dönemine dek Türk giyimine ilişkin yeterli güvenilir bilgi elde edilememiştir.
Fatih döneminden sonraki Türk giyimi ise İstanbul’a gelen yabancı gezgin ve ressamların eserlerinden, yine minyatürlerden öğrenilmektedir (Komşuoğlu ve diğerleri, 1985). Osmanlı İmparatorluğunun yükseliş döneminde özgün Tesettür Tunik Osmanlı giyim kuşamında birçok örnekler Avrupa’da çeşitli moda akımlarının doğmasına neden olmuştur. Geçen zaman içerisinde pantolona en çok ilgi gösteren kesim askerler olmuştur. Savaşlarda devamlılığını sağlamıştır.
MATERYAL VE YÖNTEM
2.1. Materyal
Araştırmanın materyalini konu ile ilgili Eşarp kaynakların taranmasından elde edilen bilgiler
ve resimler teşkil etmektedir.
2.2. Yöntem
Araştırmada tarama ve saha çalışma yöntemi izlenmiştir. Bu amaçla geleneksel Türk şal giysileriyle ilgili literatür ve görsel kaynak taraması yapılmış, Londra Central Saint Matrins
College of Art and Design School, Royal Collage gibi çeşitli moda okulları ile Asya ve
Avrupa Tesettür müzelerinde araştırmalar yapılmıştır. Bilgi ve resimler amaç doğrultusunda
düzenlenerek araştırmanın ilgili bölümlerinde sunulmuştur. Çalışma incelenerek günün
trendine uygun pantolon tasarım örnekleri de verilecektir
3. BULGULAR Tarih boyunca tesettür giyim Türkler ata binen hatta hayatı at üzerinde geçiren insanlardı. Onlar için çalılara, taşlara, soğuğa ve uzun at yolculuklarına dayanıklı giysiler gerekliydi. Türkler de, Araplar ve Çinlilerde tesettür abiye olduğu gibi ata entari ile binemezlerdi. Bu nedenle, ata binmede karşılaşabilecekleri sürtünme ve bacaklarda yara açılması gibi tehlikelerden korunmak için kalın pantolon ve çizme giymek zorunda kalmışlardır. Ferace Modelleri Uzun at yolculuklarına çıkacak olan kişiler özellikle deri pantolonlar kullanmışlardır (Ögel, 1991). Çok soğuk havalarda kürk pantolonlar giymişlerdir. Kapıda ödeme tesettür Bugün hala Türklerin eski anayurdu olan Moğolistan’ın Orhun bölgesinde kışın soğuklarda kürklü pantolonlar giyilmektedir (Ayhan, 2000).
Pantolon, belden aşağısına giyilen ve bacakları saran diz altından ayak bileğine kadar farklı boyda yapılabilen kadın ve erkeklerin rahatlıkla tesettür giyim kullanabildiği bir alt giysi çeşididir (Ayhan, 2000). Başka bir tanımla pantolon, belden ayak bileklerine uzanan ve her bacağı ayrı ayrı saracak biçimde iki parçadan oluşan bir giysidir tesettür gömlek (Ana Britannica, 17-20.s.). Türklerin üzerine kaftan giymelerinden dolayı pantolonlar pek çok kaynakta iç giyim olarak ele alınmıştır (Ögel, 1978). M.Ö. 1. yüzyıl başlarında Rusya’da Baykal gölü kıyısında Urga’da ve Noyun Ulu’da Hunlara ait elde edilen buluntularda insan başlıkları tesettür kap ve pantolonlar bulunmuştur. M.S. II. ve IV. yüzyılda ilk Hun Türklerine ait kadın ve erkek mumyalarının üzerinde ipek kumaşlar ve deri pantolonlar bulunmuştur (Ögel, 1978). Kaşgarlı Mahmut tarafından 11. yüzyılda yazılan Divan-ı lügat-it Türk adlı eser 8. yüzyıldan kalma Göktürk yazıtları, tesettür kombin eski Uygur duvar resimleri ve Macar II. Rasonyi’nin “Tarihte Türklük” adlı eseri pantolon, çizme,
cepken, yelek, kemer, üç etek, ceket ve gömlek gibi giyim eşyalarının ilk kez Türkler tarafından giyildiğini ve Orta Asya’dan tesettür kıyafetleri dünyaya yayıldığını göstermektedir (Gülensoy, 2001). Şalvar ve pantolon “savaşçı kavimler”de kişilerin ata binmek için geliştirdikleri bir giysi çeşidi olarak “Hunlar” tarafından bulunmuştur tesettür modelleri (Ögel, 1991). Rahat ata binmek için Bizans, Roma ve Çinliler entari giyerlerken, Türkler “üm” adını verdikleri günümüzde süvarilerin kullandığı, paçaları dar, üstü biraz daha geniş olan pantolonu kullanmışlardır (Zık, 2002).
Çin’de atlı birliklerin kurulmaya başlanması ile pantolon giyme zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Türklerin komşusu olan Moğollarda tesettür tunik pantolon giyilmiştir (Ayhan 2002). Uygurlar da binek tipi şalvar giyerlerdi (Şekil 1). At üzerinde uzun bir yolculuğa çıkmak isteyen Kazaklar “şalbar” dedikleri geniş bir seyahat pantolonu giyerlerdi. Kazakların giydikleri pantolonları kaftanların bütün eteklerini içine alacak kadar geniştir. Bu pantolonlar yumuşak deriden yapılmış ve sarıya boyanmıştır. Zengin kesimde bu deri pantolonlar örgülerle dış yüzeyden süslenmiştir. Ziraatçi olan Tarancı Türkleri de ketenden yapılmış ince ve geniş şalvarlar moda giyerlerdi. Demir çağına ait Türk mezarlarındaki bulgularda daha çok “paçaları dar” pantolonlara rastlanmıştır. Bu pantolonlarda ayrıca “paça bağları” da görülmüştür. Orhun kurganlarından çıkan bu pantolon örnekleri Şekil 2’de görülmektedir (Ayhan, 2000).
3. BULGULAR Tarih boyunca tesettür giyim Türkler ata binen hatta hayatı at üzerinde geçiren insanlardı. Onlar için çalılara, taşlara, soğuğa ve uzun at yolculuklarına dayanıklı giysiler gerekliydi. Türkler de, Araplar ve Çinlilerde tesettür abiye olduğu gibi ata entari ile binemezlerdi. Bu nedenle, ata binmede karşılaşabilecekleri sürtünme ve bacaklarda yara açılması gibi tehlikelerden korunmak için kalın pantolon ve çizme giymek zorunda kalmışlardır. Ferace Modelleri Uzun at yolculuklarına çıkacak olan kişiler özellikle deri pantolonlar kullanmışlardır (Ögel, 1991). Çok soğuk havalarda kürk pantolonlar giymişlerdir. Kapıda ödeme tesettür Bugün hala Türklerin eski anayurdu olan Moğolistan’ın Orhun bölgesinde kışın soğuklarda kürklü pantolonlar giyilmektedir (Ayhan, 2000).
Pantolon, belden aşağısına giyilen ve bacakları saran diz altından ayak bileğine kadar farklı boyda yapılabilen kadın ve erkeklerin rahatlıkla tesettür giyim kullanabildiği bir alt giysi çeşididir (Ayhan, 2000). Başka bir tanımla pantolon, belden ayak bileklerine uzanan ve her bacağı ayrı ayrı saracak biçimde iki parçadan oluşan bir giysidir tesettür gömlek (Ana Britannica, 17-20.s.). Türklerin üzerine kaftan giymelerinden dolayı pantolonlar pek çok kaynakta iç giyim olarak ele alınmıştır (Ögel, 1978). M.Ö. 1. yüzyıl başlarında Rusya’da Baykal gölü kıyısında Urga’da ve Noyun Ulu’da Hunlara ait elde edilen buluntularda insan başlıkları tesettür kap ve pantolonlar bulunmuştur. M.S. II. ve IV. yüzyılda ilk Hun Türklerine ait kadın ve erkek mumyalarının üzerinde ipek kumaşlar ve deri pantolonlar bulunmuştur (Ögel, 1978). Kaşgarlı Mahmut tarafından 11. yüzyılda yazılan Divan-ı lügat-it Türk adlı eser 8. yüzyıldan kalma Göktürk yazıtları, tesettür kombin eski Uygur duvar resimleri ve Macar II. Rasonyi’nin “Tarihte Türklük” adlı eseri pantolon, çizme,
cepken, yelek, kemer, üç etek, ceket ve gömlek gibi giyim eşyalarının ilk kez Türkler tarafından giyildiğini ve Orta Asya’dan tesettür kıyafetleri dünyaya yayıldığını göstermektedir (Gülensoy, 2001). Şalvar ve pantolon “savaşçı kavimler”de kişilerin ata binmek için geliştirdikleri bir giysi çeşidi olarak “Hunlar” tarafından bulunmuştur tesettür modelleri (Ögel, 1991). Rahat ata binmek için Bizans, Roma ve Çinliler entari giyerlerken, Türkler “üm” adını verdikleri günümüzde süvarilerin kullandığı, paçaları dar, üstü biraz daha geniş olan pantolonu kullanmışlardır (Zık, 2002).
Çin’de atlı birliklerin kurulmaya başlanması ile pantolon giyme zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Türklerin komşusu olan Moğollarda tesettür tunik pantolon giyilmiştir (Ayhan 2002). Uygurlar da binek tipi şalvar giyerlerdi (Şekil 1). At üzerinde uzun bir yolculuğa çıkmak isteyen Kazaklar “şalbar” dedikleri geniş bir seyahat pantolonu giyerlerdi. Kazakların giydikleri pantolonları kaftanların bütün eteklerini içine alacak kadar geniştir. Bu pantolonlar yumuşak deriden yapılmış ve sarıya boyanmıştır. Zengin kesimde bu deri pantolonlar örgülerle dış yüzeyden süslenmiştir. Ziraatçi olan Tarancı Türkleri de ketenden yapılmış ince ve geniş şalvarlar moda giyerlerdi. Demir çağına ait Türk mezarlarındaki bulgularda daha çok “paçaları dar” pantolonlara rastlanmıştır. Bu pantolonlarda ayrıca “paça bağları” da görülmüştür. Orhun kurganlarından çıkan bu pantolon örnekleri Şekil 2’de görülmektedir (Ayhan, 2000).
TASARIM ÖĞELERİ PRENSİP VE YÖNTEMLERİ
1.1. Tasarım Öğeleri
1.1.1. Siluet
Siluet, bir nesnenin yalnızca Eşarp kenarları çizilerek yapılan resmi olarak tanımlanabilir.
Tasarımcı, kumaşına ve tasarlayacağı giysiye göre siluetini seçer ve hayalindeki giysiyi bu
siluet üzerinde giydirir. Siluet moda değişimleri ile paralellik gösterir.
Giysi tasarımcıları genellikle şu siluetleri kullanırlar.
Teknik çizim silueti Tesettür
Artistik çizim silueti
Teknik çizim silueti: Bir model tasarım ve pazarlama bölümü tarafından onaylanır ve
bir örnek istenir. Tasarlanan modelin özelliklerinin yazılı olduğu teknik çizime göre üretim
grubu örneği hazırlar. Eşarp şal Bu çizimlerin yapıldığı gerçek vücut oranına uygun (1/8 oranında)
olan siluete teknik çizim silueti denir. Bu siluet, modeli en iyi şekilde gösteren, fazla
hareketli ve abartılı olmayan bir siluettir. Teknik çizim silueti kullanılırken modelin
özelliğine göre arka ve ön siluet çizimleri beraber kullanılır. Teknik çizim siluetinin
özellikleri şunlardır: Ferace
Teknik çizim silueti gerçek insan vücudu oranlarına uygundur. Siluetin boyu
başın sekiz katıdır.
Siluet, hareketli değildir. ferace modelleri
ÖĞRENME FAALİYETİ-1
AMAÇ
ARAŞTIRMA kapıda ödeme tesettür
4
Siluet, modelin özelliğini en iyi şekilde gösterecek özelliklere sahiptir. (Ön,
arka, yan çizimleri aynı model için gösterilebilir.) tesettür abiye
Teknik çizime bakan kalıpçı (modelist), kolay bir şekilde modelin kalıbını
hazırlayabilmelidir. tesettür elbise
1.1.1. Siluet
Siluet, bir nesnenin yalnızca Eşarp kenarları çizilerek yapılan resmi olarak tanımlanabilir.
Tasarımcı, kumaşına ve tasarlayacağı giysiye göre siluetini seçer ve hayalindeki giysiyi bu
siluet üzerinde giydirir. Siluet moda değişimleri ile paralellik gösterir.
Giysi tasarımcıları genellikle şu siluetleri kullanırlar.
Teknik çizim silueti Tesettür
Artistik çizim silueti
Teknik çizim silueti: Bir model tasarım ve pazarlama bölümü tarafından onaylanır ve
bir örnek istenir. Tasarlanan modelin özelliklerinin yazılı olduğu teknik çizime göre üretim
grubu örneği hazırlar. Eşarp şal Bu çizimlerin yapıldığı gerçek vücut oranına uygun (1/8 oranında)
olan siluete teknik çizim silueti denir. Bu siluet, modeli en iyi şekilde gösteren, fazla
hareketli ve abartılı olmayan bir siluettir. Teknik çizim silueti kullanılırken modelin
özelliğine göre arka ve ön siluet çizimleri beraber kullanılır. Teknik çizim siluetinin
özellikleri şunlardır: Ferace
Teknik çizim silueti gerçek insan vücudu oranlarına uygundur. Siluetin boyu
başın sekiz katıdır.
Siluet, hareketli değildir. ferace modelleri
ÖĞRENME FAALİYETİ-1
AMAÇ
ARAŞTIRMA kapıda ödeme tesettür
4
Siluet, modelin özelliğini en iyi şekilde gösterecek özelliklere sahiptir. (Ön,
arka, yan çizimleri aynı model için gösterilebilir.) tesettür abiye
Teknik çizime bakan kalıpçı (modelist), kolay bir şekilde modelin kalıbını
hazırlayabilmelidir. tesettür elbise
30 Nisan 2016 Cumartesi
DRAPELI MODELIN IŞLEM BASAMAKLARI
’ Temel etek ön kalıbınızı bütün
olarak sayfanızı ortalayarak çiziniz.
’ Belden açagıya dogru 3 cm. (düçük bel) içaetleyerek bel çizimine paralel pistoleyle
çiziniz. (Yeni bel)
’ Belden
açagıya sag yan dikiç üzerinde 3 cm. içaretleyiniz.
’ Kavisle 3 cm.'lik noktayı ve diger
yan üzerindeki kalça çizgisini birleçtiriniz.
’
Her iki tarafta çizilen yerlerin 1/3'ünü
bulunuz.
’ Bulunan noktaları kavise paralel
olarak çiziniz. Tesettür Giyim
$ablon
’ Etek kalıbının kopyasını alınız. Pens ucundan çizdigimiz çizgiyi etek ucundan pens
ucuna kadar kesiniz.
’ Pensleri
katlayarak kapatınız. (Etek ucuna bolluk
yapıldı.)
’
Kavisle çizdigimiz üst parçanın
kopyasını alınız.
’
Makas içareti konulan yerden yan dikiçe
dogru kesiniz.
’
Aralarına l'er cm.
drape payı veriniz.
’
Bu noktadan açagıya 66 cm. çiziniz.
’ Pistoleyle model ile birleçtiriniz.
(Bakınız modele)
’
1 cm.
dikiç paylarını veriniz. Çıtlarını
içaretleyiniz.
TESETTÜR KANUN PILILI MODELIN IŞLEM BASAMAKLARI
’Yan dikiçten bel üzerinde l cm. içaretleyiniz.
’Içaretlenen noktayı dik açı ile model boyuna kadar uzatınız.
’Kanun pilinin arasını 4 cm. olarak çizdiginiz çizgiden ön ortasına dogru içaretleyiniz. tesettür abiye
’Içaretlenen noktayı dik açı ile model boyuna uzatınız.
’Ön pens geniçligini çizdiginiz çizgilerle eçit miktarda pay ediniz. Pens uzunlugunu
degiçtirmeden pensleri çiziniz. tesetür elbise
’$ablon çalıçması için kalıbın kopyasını alınız.
’Alınan kopyada makas içareti konulan yerleri kesiniz ve pensleri oyunuz.
’Pili geniçligi için 2 + 2 = 4 cm. içaretleyiniz.
’Pililerin açılmaması ve
havalı durmaması için 2-3 mm.
pili geniçliginden
alınır ve kalça çizgisine dogru
çizilerek sıfırlanır.tesettür ferace’Katlama yönü çizimde gösterildigi çekilde katlanır.
TESETTÜR DAIRE ETEK IŞLEM BASAMAKLARI
’Sol kenara bir dik çiziniz.
’(1) noktasından açagıya Bel„ 70 1/6 ./. 1= 10,6 cm. içaretleyiniz. (2)
’(2) noktasından açagıya etek boyu 60 cm. içaretleyiniz. (3)
’(2-4) noktalarını pergel ile birleçtiriniz. (Merkez 1 noktası) ’(3-l) noktalarını pergel ile birleçtiriniz (Merkez 1 noktası) ’(2-4) arasının 1/2'sini bulunuz (6)
’(1-6) arasını birleçtirip etek boyuna kadar uzatınız. (7) (cetveli kaldırmadan uzatınız.)
’(2-3) arası ön ortası (KK)
’(6-7) arası vereve gelip sarkma yapacagından dolayı kumaç cinsine göre 2-3 cm. kısaltılır.
’Etek boyu çizgisi ile kavisle sıfırlanarak çizilir.
TESETTÜR KLOŞ ETEK IŞLEM BASAMAKLARI
’Bir nokta tespit ediniz (1)
’(1) noktasından açagıya Bel=70/3./.2=21,3 cm içaretleyiniz.(2) ’(2) noktasından açagıya etek boyu ll cm. içaretleyiniz. (3) ’(1) noktasını
dik açı ile saga dogru uzatınız.
’(4) noktasından saga etek boyu ll cm. içaretleyiniz. (l) ’(2-4) arasını pergelle birleçtiriniz. (Merkez=1 noktası) ’(3-l) arasını pergelle birleçtiriniz. (Merkez=1 noktası) ’(2-4) arasının 1/2'sini bulunuz. (6)
’(1-6) arasını birleçtiriniz
ve model
boyuna kadar uzatınız. 7 noktası
(Çizilen çizgi ÖN ve ARKA ORTASI) tesettür elbise
’Ön ve arka ortası kumaçta vereve gelip sarkma yapacagından
dolayı kumaç cinsine göre 2-3 cm. içaretleyiniz.
’(7) noktasından yukarı 2.l cm. içaretleyiniz.
’Bu noktayı etek boyu ile yeniden sıfırlayarak çiziniz.
’Bu kalıptan 2 adet kesilecektir.
KONFEKSIYONDA DIKI$ PAYI TEKNIKLERI
’Yakada 1 cm. verilir.
’Omuzda 1 cm. ya da 2 cm. verilir.
’Yan dikiçlerde 1 cm. veya 2 cm. (l iplik overlokta 0.7l) verilir. ’Kol altı dikiçlerinde 1 cm. veya 2 cm. (l iplik overlokta 0.7l) verilir. ’Etek kıvırma payı için 3 cm. veya 4 cm. (uzatmak için) verilir. ’Bluzlarda 2 cm. verilir.tesettür
’Kol agızlarında 2 cm. veya 3 cm. verilir. ’Makinanın özelligine göre iki dikiç payı verilir. ’Kemerde 0.l verilir.
’Mançetlerde 0.l cm kola takılan kısımda 1 cm. verilir.
’Yaka payı (çömiziye, bebe, çal, erkek, hakim vb.) verilir. ’Bluz ve elbiselerde önde kıvırma
payı l veya 6 cm. verilir. ’Fermuar ve atkı ilikte 2 ya da 3 cm. verilir.
’Kuplarda 1 ya da 2 cm. (l iplik overlokta 0.7l) verilir. ’Pili payları kumaç cinsine göre l yada 8 cm. verilir. ’Penslere zımba 3 cm. veya 2 cm.'ye kadar verilir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)